Kendi Ritminde / Fadime Kiremit

Çevremize karşı oldukça şefkatliyizdir. Onları anlamaya, dinlemeye ve yardım etmeye çabalarız. Elimizden geldiğince yaparız bunu, belki de daha fazlası olacak şekilde. Onların mutluluğu, hüznü bizi de etkiler. Ama ya biz? Bizim o acılarımız, hüzünlerimiz ve mutluluklarımız? Herkese gösterdiğimiz o anlayışı kendi özümüze, benliğimize, acılarımıza gösterebiliyor muyuz, gösterebildik mi hiç? Yoksa hep insan odaklı mı yaşadık bu hayatı? Kendimizle beraber onları da büyütebildik mi ya da onlar hep çocuk mu kaldı? Kendimizi şefkatle iyileştirmeye çabaladık mı? İnsanlara ihtiyaç duymadan, onların orada bir yerlerde olduğunu bildiğimiz halde orada tek olmayı, yalnızlığı tercih edebildik mi? Tercih edebiliyor muyuz bu yalnız kalma durumunu yoksa zorunda mı kalıyoruz bunu seçmeyi?

Herkes hayatta zorluklar yaşıyor, belli başlı sorunlarla mücadele ediyor, ediyoruz. Çünkü hayat bunu gerektirir. Hayat bize hiçbir zaman “her şey mükemmel olacak, hiçbir sorun yaşamayacaksın” demez, demedi de şu zamana kadar hiçbirimize. Dünya adı üstünde, dünde olup biten ama şimdi de yaşadığımız ve geleceğini bilemediğimiz bir durum silsilesi. Ama sadece yaşadıklarımızın esiri değiliz. Oradan, o halden çıkabilmek ve kendimizi iyileştirebilmek bizim elimizde. Yetişme koşullarımızın ve yaşadıklarımızın kurbanı değiliz. Oradan çıkmak ve hayata kaldığımız yerden belki daha da güçlenerek ya da bazı zorluklarla beraber devam ederek yaşamak zorundayız. Hayat, biz böyleyiz diye durmazlık yapmıyor, kimse biz bu haldeyiz diye durumunu, konumunu değiştirmek zorunda değil, kendi ritmimize göre yürümeyi öğrenmeliyiz.

Dayanıklı olabilmeliyiz, sorunlar karşısında devrilsek de durabilmeyi becerebilmeliyiz. Her sorun bizi diplere atmamalı, o sorunları kullanarak bu hayatın merdivenlerini çıkmalıyız. Evet, bu çok zor ama başka çaremiz olduğunu da söyleyemeyiz.

Farkında olarak yaşamalıyız, yani o zamanda, o yerde olduğumuzun idrakinde olmalıyız, bu hayatı yaşadığımızı hissetmeliyiz. Bilinçli bir şekilde bu hayatı yaşayıp güzel veda edebilmek önemli sanırsam. Yaşadım diyebilmek için, insanlara temas edebilmek için ve en önemlisi de bu dünya karmaşasında kendimizi bulabilmek için bir şeyler yapmalıyız, düşünmeliyiz ve üretebilmeliyiz. Çünkü bizi bekleyen insanlar var, oralarda, bir yerlerde. Bunun idrakinde yaşamak için yaşayabilmek… Bugün attığın, düşündüğün harekete geçtiğin şey ilerdeki senin bir eserin olacaktır. Gelecekteki beni, ben nasıl inşa ediyorum?

Fadime KİRETMİT

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın