İnadım İnat / Can Cafcaf

Sil baştan başlamaktan gına geldi. Uçurum kenarlarında güzel manzara avlıyorum. Bir sıçradım, iki sıçradım, üçü de sıçrarım diye düşünüyorum. Karavana atınca üzülmeyecek kadar tecrübeliyim. Baltayı taşa vura vura baltadan daha keskin oldu taş, Belimde o taşı taşıyorum bir şeyler yontmak için. Umut ettiğimden değil Her ne yapıyorsam inadımdan yapıyorum. İnadım inat, şiirim iki kanaat. Bir“İnadım İnat / Can Cafcaf” yazısının devamını oku

Cik Cik / Can CAFCAF

Yoruldum ve kondum bir dala. Bir çırpıda kestim kanatlarımı. Kanatsız kuşların adını başka koydular. Başka sandı onlar da kendini.   Ben biliyorum hala kuş olduğumu. Uçmayı kendim reddettim, ispatlamak zorunda değilim. Gene de bile isteye gelmedim bu diyara. Bir seçeneğim olsaydı yaşamak için; Vücutsuz ve kanatsız bir halde Mızrak ucunda yaşamayı seçerdim. Bilge birinin elleriyle“Cik Cik / Can CAFCAF” yazısının devamını oku

Sensiz Nasıl Yaşanır? / Handan Özgüler

En derin sızılarının maskesi olur kahkahaların. Gün içerisinde nükseden “senli” düşüncelere, Başka suretler bastırırsın. Zamandaki en küçük boşluktan, hayalin süzülmeye çalışır, Hemen gündelik yaşamın bir telaşını yamarsın. En zor olan da geceleridir… Sessizliğin, yalnızlığın hüküm sürdüğü geceler. Hele bir de hilal varsa yıldızların arasında, Sebebi sadece sende gizli bir nedenden Sızın depreşir, kalbin “med” olur,“Sensiz Nasıl Yaşanır? / Handan Özgüler” yazısının devamını oku

Sen, Ben ve Zaman / Eyüp Toru

Dokunsalar ağlayacaktım Dokundu zaman ağladım Geçti bitti diyorlar şimdi Geçen yalnızca zaman Acılar baki Yalnızlık tastamam Mevsimim hep sonbahar Öyle ya, sensiz takvimler bile üşüyor Azalıyor birer birer umutlar Tebessümün gibi yok oluyor Kırık penceremin buğusunda kalmış aşkımız Güneş doğunca her sabah, yeniden siliniyor. Yıllar sonra, bir sızı olarak kalıyor göğsünde Dokununca geçmişe kanıyor Yüreğim“Sen, Ben ve Zaman / Eyüp Toru” yazısının devamını oku

Sahipsiz Şiirler / Handan Özgüler

Neden ben hep böyleyim? Balonu elinden kayıp giden bir çocuk gibi, Biraz şaşkın, ziyadesiyle üzgün, Ne yapacağını bilmez haldeyim. Uzun ve yorucu bir kışla vedalaşıp, Doğanın kendini yenilediği mevsime ulaştım. Yol kenarları hep en sevdiğim çiçeklerle bezeli, papatyalar… Alıyorum bir tanesini elime başlıyorum: Seviyor, sevmiyor, seviyor… Sapını da sayıyorum “sevmiyor.” Hayatı hep ben mi zorlaştırıyorum?“Sahipsiz Şiirler / Handan Özgüler” yazısının devamını oku

Sancı / Alper Coşkun

Şimdi sana çıkıp da gel diyebilsem, Yokluğun kabullenir mi mesafeleri? Derinlerde süzülen acıyı, Onca anıyı kabullenir mi? Elbet vardır her baharın bir güzü Ve sararması en çocuksu hislerin. Aramızdaki yalanlar gizlenip; Seni, beni kabullenir mi? Ya geçmişimiz damlar o maviliklere, Ya da boğuluruz gözlerinde en derine. Bir hakikat karışırsa sözlerine, İki yanlışı kabullenir mi? Mazimde“Sancı / Alper Coşkun” yazısının devamını oku

Gebe / Mervan Sunca

Her fikir kendi aşırısının suskunluğudur Ve biz, her peronda ayrılabilirdik Ama biletsiz binip anarşist olalım istedik Bundan önceki ay ölüşümüzün şiire dayalı bir anlamı olsun istedik Devlet demir yollarından bağımsız, aslında en çok ona yangınlı ve ithafen bir türküyü tek nefeste, yutkunmadan söyleyelim dedik Sonra dağların dumanı duvak oldu Sonra her yerimize oteller diktiler Öyle“Gebe / Mervan Sunca” yazısının devamını oku

Uykularımı Bul / Fatih Ceyhan

uykularımı bul, kimden kaçtıklarını aramaya çıktı onlar da. gördüğün yerde teslim ol ve kelepçesine kaçış sebebini uzat, bu bir emirdir bileklerin yanıma getirilene kadar serbest. şanslısın ki ellerim bileklerine dolanırken kelepçeden kurnaz. uykularımı bul ve kaybettiğim huzurumun huzuruna çıkar, susma hakkına sahip değilsin, tutturma avukat diye de ifadene kabuslarım girince bilinçaltında yer kalmayacak çünkü, çünkü“Uykularımı Bul / Fatih Ceyhan” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın