Film Şeridi / Bekir Aydemir

Alelade yürürken, boğazımda bir sivrisinek acısı ile kendimi yerde buldum. Refleks olarak elimi boğazıma götürdüğümde, sıcaklığı elimdeki buzu çözmüştü. Bu sıcaklık beni on sekiz yaşıma götürdü. Okul çıkışı sevdiğim kız ile evlerimize doğru yola çıktık. Her zaman geçtiğimiz o tenha yolda, farklı bir şey yaptı. Elimi tutup gözlerimin içine derinden baktı. Hiç hareket etmeden duruyordu.“Film Şeridi / Bekir Aydemir” yazısının devamını oku

Carla ve Tanrı / Cihan Akar

Carla, güz mevsiminin sararttığı buğday tarlasında gökyüzüne Tanrı’dan merhamet ve ikinci bir şans için uzun uzun baktı. Ayın soluk ışığında zar zor seçilen koyu bulutlar ve esen soğuk rüzgâr, birazdan yağacak yağmurun habercisiydi. Önce “Tanrı bile benim için ağlıyor” diye düşündü. Sonra, ikinci şansı ilkini berbat bir şekilde kullandığı için istediğini fark etti. Yavaşça başını“Carla ve Tanrı / Cihan Akar” yazısının devamını oku

Zebil – 7 / Can Cafcaf

Yorucu bir günün ardından zorla eve attı kendini Sadi. Nöbetçi olduğu için akşama kadar oturamamış, sürekli eften püften sebeplerle şikayete gelen öğrencilerden bunalmıştı. Ferahlamak için duşa girdi. Kurulandıktan sonra üzerine eşofmanlarını giyip mutfaktan biraz abur cubur alıp kanepeye gömüldü. Dizi ya da filme odaklanacak mecal göremedi kendinde. Youtube’a girip Mehmet Demirkol’un programlarından birini açtı. Gitgide“Zebil – 7 / Can Cafcaf” yazısının devamını oku

Zebil – 6 / Can Cafcaf

İstanbul’a gitti gene. Derneğin kuruluş yıl dönümü etkinlikleri varmış. Yeni gönüllüler için verecekleri kahvaltıya katılacakmış. O kadar uğraşma etme dedimse de dinletemedim tabii. Kötü bir şey yapmıyorum, dedi. Sosyal yardımlaşma faaliyeti sürdürüyormuş, fena mıymış? Canlı derslerde o kadar uğraşmış didinmiş, iyi bir intiba bırakmış. Projeye kabul edilmesi an meselesiymiş. Bunu neden çöpe atsınlarmış? Beni de“Zebil – 6 / Can Cafcaf” yazısının devamını oku

Mesela Sana Kavuşmayı / Muhammed Murat

Yine sana gelmekten vazgeçtim. Aslında sabahın erken saatlerinde kapıdan içeriye girdim. Ancak çeşme başındaki çocukların kavgasını görünce seyre daldım. Birbirlerine ağız dolusu küfürler edişini görmen lazımdı. Niyeyse bu durum bile bana çok hoş göründü. Senin olmadığın bir hayatın berbat bir ruh durumu getirdiğini hesap edersek lezzet almaya belki de başladım. Yıllarca sürüp giden yas törenlerim“Mesela Sana Kavuşmayı / Muhammed Murat” yazısının devamını oku

Zebil – 5 / Can Cafcaf

Rakı içtikleri gün ikisi de apaçık oynamıştı kozlarını. O günün ardından, Zeki hayatın sırrını çözmüşçesine neşeli, bir o kadar iştahlı, bir o kadar da olgundu. Sadi ise daha karamsar, bir o kadar her şeyden korkan, bir o kadar pişmandı. İntikam için harekete geçmek türbülansa sokuyordu kendisini. İlerliyordu bir şekilde, ama asla konforlu değildi. Bir şeylerin“Zebil – 5 / Can Cafcaf” yazısının devamını oku

Zebil – 4 / On İki

“Bugün dedin ya ‘Leman abla zorunluluktan evlendi seninle’ diye, haklıydın biliyor musun?” “Şakasına dedim abi ben onu.” “Şaka maka, doğru dedin. Başka bir yerde karşılaşsak evlenemezdim onunla. Benden çok daha üstün bir insandı.” “İnsanın insandan üstünü mü olur abi allah aşkına?” “Olur tabii. Onun yaşadığı aileye bak, bizimkine bak. Aile bile olamadık biz. Seninle güzel“Zebil – 4 / On İki” yazısının devamını oku

Zebil – 3,5 / Mezar ve Hiçlik

Bir iki haftadır iki yabancı gibiyiz evde. Adam akıllı ne konuşuyoruz ne bir şey yapıyoruz. Okuldan gelince yemek yiyorum, spor yapıyorum sonra televizyonun başına oturuyorum. Zeki de ya ders çalışıyor ya benimle birlikte televizyon izliyor. Genelde telefon elinde oluyor, pek izlediği de söylenemez. Bir şey sorarsam kısa kısa cevaplar veriyor. Sanırım artık iki yabancı gibiyiz.“Zebil – 3,5 / Mezar ve Hiçlik” yazısının devamını oku

Zebil – 3 / Sarhoş ve Yalnız

“Nur da güzel kız ha” demişti diğerleri. Arkadan bakmaya devam etmişti Zeki. İçinden onaylamakla yetinmişti ama ondan sonra daha bir dikkatle bakmıştı Nur’a. Her gördüğünde de “harbiden güzel kız” diye onaylamıştı içinden. Şimdi de o zamanlar hayal ettiği kız ile sevgili olmasalar da bir ilişki içindeydi. Çalışırken yemeğini yapıyor, kahveyi hazır ediyor, meyvesini soyup odasına“Zebil – 3 / Sarhoş ve Yalnız” yazısının devamını oku

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın