Bilemediğim sorular birer ilmek haline geliyor.Soru soranın sözlüğünden kalkıyor yumuşak kelimesi.Esen rüzgâr şiddetleniyor,Tadı kaçıyor yemeklerin,Her yatağı çivi götürüyor.Gitgide bulanıklaşıyorum.Gitgide küçülüyor umudumun şarjörü.Yakında sadece namludaki kurşunum kalacak.Onu da şakağıma yapıştırmayı planlıyorum. Düşünmekten uyuyamıyorum gene.Sağ salim varamıyorum sabaha.Uyu artık diye yalvarıyorum zihnime.Düşünme geleceği.Başaramamak senin suçun olmayabilir her zaman.Bazen ülkeler de suçludur sanatçının başaramamasından.Bazen toplum da suçludur yeterince“Elime Bıçak Alsam” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Şiir
kafamı bir mızrağa hizaladım
Gide gide hiçbir derde dayanamadım.Yoruldum her limanın kuşu olmaktan.Kesmek istiyorum kanatlarımı.Bir ağaç dalında ömür hırpalamak.Gitmek özgürlük olmuyor her zaman.Kuşlar da sandığımızdan daha tutsak. Kaldırıma park etsem ve unutsam kendimi.Birileri sövsün arkamdan.Dürtüklesin kimisi.Es geçmeyi belki öğrenirim o zaman.Korkarak yaşamaktan, gözlerim yoruldu.Yatağım kalem şimdi.Çıkmıyorum elimden geldiğince.Uyuduğum kadar güvendeyim.Sevdiğim dizileri izlediğim kadar huzurlu,Yazdığım ve okuduğum kadar gururlu.Geçmişe dönmekten“kafamı bir mızrağa hizaladım” yazısının devamını oku
Barış bir avuntudur.
Kalp, kan pompalayan bir organdır benim için.İnsansa biraz et ve biraz da elektrik dalgası.Aşk, sevgiden ziyade anlaşmaktır ve anlamak.Sevgi, nefrete yenilebilir.Sevgi, nefrete evrilebilir.Sevgi, her şeyi değil, bazı şeyleri bilir. Şiirden de soğudum biraz.Nereye kadar güzellemek yaşamı?Nereye kadar umut aşılamak?Nereye kadar süslü cümleler? Bu devir süslü cümleleri çoktan kararttı.Cüzdanlar estetiği çoktan yendi.Bir kalemle değişmeyecek kadar kirli“Barış bir avuntudur.” yazısının devamını oku
Eylül
Bir eylül yaşadık vakti zamanında, Kırk yıldır gitmiyor güzü. İnsanlardan ziyade fikirlerdi ölülerimiz. Şimdi, cehaletten başka neye bereketlenir Toprak anamız? Bir eylül yaşadık vakti zamanında. Bütün evreni bir kefeye koysalar Daha ağır gelmez yasımızdan. Şimdi, can çekişir bir devlet, Düşünme kabızlığından. Geberir gideriz bizler de Yaşamak nedir bilmeden. Bir eylül yaşadık vakti zamanında“Eylül” yazısının devamını oku
Kırık İskemle Ayakları
Ah boyu devrilesi insanlık ve sallantılı devletimiz.İlmek çıkmaz boğazımızdan yıllardırVe yıllardır darağacıdır meskenimiz.Ölmek ölüm korkusundan yeğdir fikrimde.İskemle sevicilerden değilim,Yerle bir edesim var altımızdaki iskemleyi. Gelişmekte olan değil gelişemiyor olmalı payemiz.Ahlak kıtlığı insanımızda, üstelik ahlakı da düşürmez dilinden.Çok şükür bugün de ölmedik asalım iskemleli bayrakları,Bir umut yarın da ölmeyiz.İskemle sevicilerden değilim.Yerle bir edesim var altımızdaki iskemleyiYıkılmadan“Kırık İskemle Ayakları” yazısının devamını oku
Düğme İlik Savaşı
Dikiş tutmaz bir ruhum. Diyarım yok, otağım yok.Her gün şakaklarıma vurur bu yaşamak.Birine hapsetmeye kalksam kendimi, kimse tutmaz yüreğimden.Gerçi hepimize zindandır gök. Kulağımda “Kan Kokusu”, burnumda çöp:Çürümüş saygı,dünden kalma ahlâk,beceriksizce pişirilmiş evlilikler,ve dibi tutmuş toplum… Ne yapalım burnumuz alışmış bu kokuya.Bir parfümmüş gibi sürüyoruz her gün.Çünkü Burası Türkiye!İnsanlarımız adam kayırılmayla yoğrulmuş ezelden.Düşünmeyi boka benzetmiş.“Yolsuzluk var!”ı“Düğme İlik Savaşı” yazısının devamını oku