Hiç çok güzel bir gün geçirip, eve dönüş yolunda huzursuzluğun size eşlik ettiği, vardığınızda zili çalınca sizi karşılayan gerçekliğe selam verdiğiniz bir anınızı hatırlıyor musunuz? Eminim ki hatırlıyorsunuzdur.
Odanıza girersiniz, kimisi ayakta kimisi yaylana yaylana uzanmış bekler sizi. İki gün önceki yaşanan tatsız olay, çocukluğunuzda yaşadığınız ama anlatamadıklarınız, ocağın kirlenmesi, terliğinin altının çıkması, ölüm, hevesle aldığınız meyvenin hevesini aldıktan sonra yarısından fazlasının çürümesi ve daha nicesi… Alay eder hepsi sizinle, teker teker. Üzmeye çalışırlar böyle yaparak ki komiktir başarırlar. Suç bizde mi onlarda mı, tartışılır.
İnsanoğlu meyillidir kötüyü düşünmeye ve ona yaklaşmaya. İyiyi isteriz bir yerlerde ama asıl istediğimiz kendimizi üzmek, yormak, hırpalamaktır. Aslında bakarsanız şikayet ederiz. “İstemiyorum böyle olmak” “Neden her şey böyle” deriz. Bazı zamanlar haklılık payı vardır bu yakarışların. Yine de şöyle bir baktığımızda biz sürükleriz kendimizi. Düşünemeyiz iyiyi, bilemeyiz çünkü düşünmeyi. Daha zordur iyiyi düşünmek. Yanılma payı daha yüksektir çünkü.
Örnek veriyorum; riskli bir iş planınız var, sonucu ya iyi olacak ya kötü. Dört seçenek vardır. Bunlardan birincisi: kötü düşünüp kötü olması. Bu en kolay ve en acısız kaçış yöntemidir. Kişi zaten bu sonuca kendini istemese de alıştırmıştır. “Ben demiştim” der.
İkincisi: kötü düşünüp iyi olması. Bu kişiyi mutlu eder, hatta alttan alttan pohpohlar. Kendine öz güveni gelir. “Ben böyle düşünüyordum ama çok daha iyisi oldu, ben neymişim!” der.
Üçüncüsü: iyi düşünüp kötü olması. Bu genelde en acılı geçen kısımdır. Yine de kişi kendini seviyor, güveniyorsa “Bir kere daha deneyebilirim” der.
Sonuncusu ise bence en nadir olanıdır: iyiyi düşünüp iyi olmasıdır. Bunu becerebilenlere kendini tamamlamış ve ulaşabileceği en yüksek mantaliteye ulaşmış derim ben. Doğru ya da yanlış, benim doğrum bu.
Hangi kısımda olmak daha sağlıklıdır bu tartışılır. Kimisi hayatı dramatize etmek ister ve bu olmadan hayattan zevk alamaz. Kimisi de akıl sağlığını koruyarak devam ettirmek ister. Böyledir, olumlu düşünmek her zaman insanın içine huzur getirir; yalan da olsa.
İşin sonunda her şey size kalmıştır işte. İster bütün gecenizi o düşüncelerle aynı odada geçirin, ister camdan aşağıya atın ve huzurlu bir uyku çekin. Seçim size kalmış.
Bilge Nas ÖZHAMAM